1. Kooperatif nedir? Neden kooperatif?

Kooperasyon, beraber çalışmak, el birliği, işbirliği, beraberlik, ortaklık gibi anlamlara sahiptir. Kooperatif de kooperasyon fiilinin kurumsallaştığı bir örgütlenme biçimini ifade eder. Kooperatifler, ortaklarına ve faaliyet alanına yönelik çalışmalar yapan, tüzel kişiliğe sahip kurumlardır. Somut ilişkilere dayanırlar.

Kooperatifler tarihsel olarak kâr amacı gütmeyen kurumlardır. Ortaklarının çıkar ve ihtiyaçlarını gözetirler, ancak, yetkileri bir kişi veya grupta toplayan patron mekanizmasına dayanmazlar. Sorunların beraber tespiti ve beraber çözümü kooperatif örgütlenmelerinin temel özelliğidir. Bu açıdan kooperatifler, dayanışma temelli, kolektif karar ve çalışma prensiplerine dayalı örgütlenmelerdir.

Kooperatifçilik dünya çapında da Türkiye'de de güçlü bir tarihsel geçmişe dayanır. Dünya tarihinde insanların maddi sorunlarını çözme ve örgütleme noktasında her daim kooperatif tarzı ilişkiler ve kurumsallıklar geliştirdiği gözlemlenmektedir. Bugün modern anlamda kooperatiflerin ise 19.yy döneminde ortaya çıktığı söylenebilir. Türkiye'de de benzer bir şekilde kooperatifler 19.yy sonlarında kurulmuş, Cumhuriyet dönemi ile beraber bizzat devletin teşvik ve gözetiminde yaygınlaştırılmıştır.

Türkiye'de farklı birçok çalışma alanında veya sosyal alanda kooperatifler kurulmuştur: çiftçi kooperatifleri, tarımsal kredi kooperatifleri, tarımsal üretim kooperatifleri, dağıtım kooperatifleri, tarım-satış kooperatifleri, eğitim kooperatifleri, tüketim kooperatifleri, yapı- inşaat kooperatifleri, taşımacılık kooperatifleri vb... Özellikle 1980 sonrası Türkiye'sinde kooperatifler bürokratik mekanizmalara dönüşmüş, şirketleştirilmiş ve faaliyetleri dolayısıyla halk nezdinde birçok olumsuz fikre sebep olmuştur. Bu açıdan, bu bürokratik-şirket yapısında olan ve kooperatif ismini taşıyan kuruluşların, kooperatifçiliğin sosyal ve tarihsel özelliklerini taşımadığını söylemek gerekir.

***

Kadıköy Kooperatifi'nin resmi adı Kadıköy Tüketim Kooperatifi'dir. Resmi mevzuata göre tanımlanmış olan Tüketim Kooperatifi tüzel kişiliğine sahiptir. Kadıköy Kooperatifi, yukarıda bahsettiğimiz üzere, dayanışma ve kolektif çalışma temelli, patronsuz bir örgütlenme modelidir. Belirli ilkeleri ve örgütlenme modeli bulunmaktadır. Bu ilkeler çerçevesinde, mevcut kooperatifçilik çalışmalarından farklı olarak, katılımcı ve özgün bir kooperatif modeli yaratmayı önüne koymaktadır.

Bu açıdan Kadıköy Kooperatifi, Türkiye'de kooperatif modeline sahip çıkarak, kooperatif modelinin tarihi nitelikleri olan maddi sorunlara karşı ve maddi ihtiyaçlar için beraber çalışma, karşılıklı yardımlaşma ve dayanışma prensiplerine yönelik günümüzün imkân ve ihtiyaçlarını da gözeterek, özgün bir örgütlenme modeli geliştirmeyi amaçlıyor. Kooperatifçilik faaliyetlerinin gelişmesi ve yaygınlaşmasını savunuyor. Çalışmalarını bir yandan tüzel kişiliğe sahip bir kooperatif modeli altında yürütürken bir yandan da kooperatifçiliğin gelişmesini, dayanışma ekonomilerinin ve pratiklerinin güçlenmesini ve çalışma yaptığı alanda politikalar üretmeyi önüne koymaktadır.

Kadıköy Kooperatifi uzun vadeli olarak, salt bir tüketici kooperatifi olarak kalmayı değil; farklı üretim faaliyetlerini de içine alan, farklı üreticileri kooperatif çatısı altında örgütlemeyi ve üretmeyi teşvik eden bir yapı geliştirmeyi hedeflemektedir. Küçük üreticilerin, butik ya da ev içi üretim yapanların, freelance çalışanların, tekil ve yalnız, piyasa koşulları içerisinde zorlanan veya "girişimcilik", "bireycilik" gibi motivasyonlar etrafında üretim faaliyeti yürütmelerindense; kooperasyona dayalı, toplumsal faydayı esas alan ve emeğin hakkını karşılayan bir üretim süreci içerisinde örgütlenmelerini teşvik eder. Kadıköy Kooperatifi, aynı zamanda kendi ortaklarının ve dostlarının üretimlerini değerlendirme, hakkını koruma gibi farklı sorumluluklar üstlenmeyi hedeflemektedir.

Türkiye'de özellikle gıda alanında; gıda toplulukları, tüketici birlikleri vb. farklı türlerde inisiyatifler vardır. Kadıköy Kooperatifi, ortak hedefler çerçevesinde farklı girişimler ve topluluklar ile beraber çalışır, bu inisiyatifler ile her daim dayanışma içerisindedir. Bu girişimlerin çoğalmasını, yaygınlaşmasını, güçlenmesini ve toplumun örgütlenmesini desteklemektedir.

Köklü ve sistemsel sorunlara karşı ayakta kalabilmek, insanların bir araya gelerek karşılıklı yardımlaşması ve dayanışmasıyla mümkün olabilir. Örneğin, endüstriyel gıda sistemi, tarladan sofraya, alışveriş marketlerinden buzdolabına kadar bir bütün olarak tasarlanmış, yeme-içme alışkanlıklarımızdan mekânsal kullanımımıza kadar gündelik hayatımızın bütün evrelerinde var olan bir sistemdir. Tek tek kişiler olarak, tüketiciler olarak "sağlıklı" gıda satın almak ne bugün kendi sorunumuzu ne de gelecekte çocuklarımızın sorunlarını çözebilir. Şirketler, bu sorunların kaynağı olarak karşımızda duruyor. Hükümetler ise şirketlerin egemenliğini destekleyecek politikalar üretiyor. Bu açıdan şirketlerden ve devletten bağımsız, ortak sorunlar ve kolektif çözümler temelinde, biz bize örgütlenmek dışında başka bir imkânımız kalmıyor.

Bu anlamda Kooperatif, üyelerinin ihtiyaçlarına çözüm bulacak somut bir dayanışma ağıdır. Kooperatifin asli faaliyeti, bu dayanışmanın geliştirilmesi, "kooperasyon" yöntemine dayanarak bu ağın güçlendirilmesidir. Böylece kooperatif; kooperatif üyelerinin sosyal ve iktisadi açıdan yaşam pratiklerinin güçlendirilmesi, yalnızlık hissinin giderilmesi, yaşanan sorunların toplumsal boyutunun ön plana çıkarılarak kolektif çözüm arayışlarının güçlenmesini de amaçlanmaktadır.