Şirket Egemenliği / Şirket Tarımı

Endüstriyel Tarım

Kimyasal gübre, tarım ilacı, şirket tohumu, yoğun tarımsal makine ve su girdileriyle işletmenin kapasitesini arttıran ve sabit maliyetleri azaltılmasıyla verimliliği yükseltmeyi amaçlayan tarımsal faaliyet biçimidir. Endüstriyel tarımı Abdullah Aysu şöyle tanımlar; yoğun enerji (fosil yakıt ve elektrik), sentetik gübreler, böcek ve ot öldürücü ilaçlar, hormonlar, antibiyotiklerin kullanıldığı üretim sistemidir. (Aysu, Abdullah, Gıda Krizi)

Monokültürün karlı bir verimlilik adına artmasına, bio çeşitlilikte gerilemeye ve iklim krizlerine neden olan, ekosisteme zarar veren, sera gazı üretimindeki payının oldukça fazla olduğu (%44-57) endüstriyel tarım her yıl 24 milyar verimli toprağın ve 15 milyar ağacın kaybedilmesinin en önemli sebeplerinden biri olarak görülmektedir. (The Golbal Land Outlook)

Şirket Tarımı

Şirket tarımı, bio çeşitliliğe dayalı ekolojik tarımı değil, monokültüre dayalı bir tarımı teşvik eder ve tarımı serbest piyasa koşullarının aktörlerine terk eder.

Özelleştirme ve tarımsal girdi piyasası (gübre,ilaç, tohum) uluslararası tekellere, şirketlere bırakılarak küçük ölçekli üretim ve bilge köylü tarımı yok edilir. Endüstriyel tarımın girdilerinin sağlayıcısı bu şirketler küçük ölçekli üretim yapan çiftçilerinde zorunlu olarak kendileriyle ekonomik bir ilişki içerisine girmelerini sağlarlar. Bunu uluslararası sözleşmeler, ulusal yasalar, tarımsal destekleme kredileri, patentler gibi araçlarla zorunlu olarak dayatırlar. Örneğin; GDO'lu ürünlerde Monsanto'nun patentlerinin sağladığı konum, tohum satan şirketlerin tekel statüsü elde etmelerinin sağladığı ayrıcalıklı konum bunlara örnek verilebilir. Bütün bunlar özellikle küçük üreticiler için mülksüzleştirme ve topraksızlaştırma anlamına gelebiliyor. (Çağlar Keyder, Bildiğimiz Tarımın Sonu)

Geri Dön