Hibrit Tohum

Hibrit tohum aslında yüzyıllardır bizim çiftçimizin yaptığını, akademisyenlerin, mühendislerin daha profesyonelce yapması neticesinde ortaya çıkar. Burada genetik yapısıyla oynanması gibi bir durum söz konusu değil. Bildiğimiz, yapay döllenme aslında. Çiftçinin yaptığının profesyonellerce yapılması. Hibrit tohumun kısır olarak bilinmesinin nedeni de şu. Aslında kısır değil, yine tohum veriyor. Ama melez tohum olduğu, yani saf hat bir anne ile saf hat bir babanın melezi olduğu için, çiftçi bu tohumu tarlaya ekip kendisi tohum almaya kalktığı zaman, bu tohum ya annesine ya da babasına dönüyor. Yani tohum ticari değerini yitirmiş oluyor. Standart kalitede bir ürün elde edip piyasaya süremiyor. Bu yüzden çiftçi o tohum şirketinden her yıl o tohumu satın almak zorunda kalıyor. (Bugday.org)

Bu durum çiftçinin hakkı, kamu hakkı, tekelleşme, tarımda şirketleşme, gıda egemenliği gibi sorunları karşımıza getirmektedir.

Hibrit tohum birbirine üreyebilen iki cinsin bir araya getirilmesidir. Ayşekadın fasulyesiyle sırık fasulyenin melezini yapmak gibi düşünün. Bunu GDO'dan ayırt etmek gerekiyor. GDO, birbirine üremeyen genleri bir araya getiriyor. Domates ve balık gibi. Fransa'da yapılan bir araştırmadan biliyoruz ki, GDO'lu tohumlar kısırlaştırıyor ve bu nedenle tüp bebek sayısında artış yaşanıyor. Ancak hibrit tohumun kısırlaştırdığına dair bir şey söylemek doğru değil. Hibrit tohumun tehlikesi şudur: Aşırı derecede su ve gübre ister. Bu durum bitki üzerinde haşereleri artırır, bu haşereleri öldürmek için çok miktarda zehirli ilaç kullanılır. Haşere öldüren bu ilaçlar bitkilerin üzerine yapışır kalır. Düzgün yıkanmadan tüketilmesi durumunda vücuttaki bağışıklık sistemini bozar. Onun için ne alırsanız alın, iyice yıkayın mümkünse sirkeli suya yatırın. (Karasaban.net)

Geri Dön